ktmmo-mo
    http://bit.ly/2D2km47

    “Mimarca Mekân Anlatımı” Metin Yarışması SEÇİCİ KURUL RAPORU 2019

    KTMMOB Mimarlar Odası ve Mimarca dergisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye’de, mimarlık ve ilgili meslek örgütlerine bağlı meslek insanlarına yaptığı açık çağrıyla, ilki 2018 yılında düzenlenen metin yarışmasının ikincisini başarıyla gerçekleştirmiş ve nitelikli bir katılımla sonuçlandırmıştır.

    Kıbrıs ve Türkiye'de yapılı çevrenin oluşumuna katkıda bulunan meslek çevresinin mimarlık ve edebiyat disiplinlerinin ilişkilendirildiği; farklı yazılı kaynaklara ve onların barındırdığı derin değerlere dikkat çekmenin yanı sıra yazın alanında, özellikle kültürel miras ve mimari bellek oluşumuna katkı sağlamak açısından, yarışma son derece anlamlı bulunmuştur. Asli Jüri Üyeleri olarak, KTMMOB Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu, Yayın Kurulu Üyeleri ve Düzenleme Komitesi'ne, ortaya koydukları emek ve gerçekleştirdikleri titiz çalışma için ve ayrıca üretimlerini paylaşarak katkı sunan herkese ilgileri için teşekkür ediyoruz.

    Geçmişte seyahatnameler, günlükler, biyografiler, denemeler, resmî belgeler, mektuplar, arşivler gibi farklı yazın türlerinde belgelenen kentler ve yapılar, mimarlık tarihi yazını ve mimarlık kültürünün oluşumuna katkıda bulunmuştur. Değerlendirmeye giren yazılarda temel ölçüt olarak, bu çevreleri deneyimleyen ve oluşumuna katkıda bulunan kişilerin gerçek ya da kurmaca mekânları temsil etme biçim ve yorumlayışları kadar, mimarlık disiplininin edebiyat içerisinde kendine nasıl bir yer edindiği ve ana temsiliyet aracı olarak mimarlığın yazıya özgün katkıları göz önüne alınmıştır.

    Değerlendirmeye giren yazıların büyük bir bölümü yazınsal kaliteleri, içerik ve kurgularıyla öne çıkmıştır. Kentsel mekânın dönüşümü, kente ve kendine yabancılaşma, kent algısında duyulara ama özellikle ses ve kokulara olan vurgu, mekânın öznesi olarak anlatıyı kurma, “duvar” temasını hem bölen hem birleştiren bir sınır metaforu olarak kullanma, mekân anlatısında çeşitlilik bu dönem öne çıkan temalar olarak görülmüş; yazıların kurmaca mekânlardan çok, gerçek mekânlara odaklanmış olması dikkat çekici bulunmuştur. Tarih, bellek, anma, hatırlayış, gibi kavramların birçok metnin arka planında süreğen biçimde aktığı görülmüş; fakat kurul, bu kavramları nostalji, tarihsici, duygucu gibi yaklaşımlarla ele alan metinlere olumlu yaklaşmamıştır.

    Ödül grubuna giren tüm yazıların mimari ölçek yerine kent ölçeğinde düşledikleri; Kıbrıs ve Türkiye kentlerine ilişkin farklı türde kentsel mekân anlatıları kurdukları; yazarlarının odaklarına kendi yaşadıkları, belki doğdukları kenti koydukları ve samimi biçimde içselleştirdikleri görülmüş; anlatıyı sahici kılması nedeniyle ayrıca değerli bulunmuştur. Ayrıca yarışmaya geçen yılki gibi kadın meslektaşlarımızın ve genç yaş grubunun yoğun katılımı dikkat çekicidir.

    Jüri Üyelerinin seçim ve ödüllendirmelere ait değerlendirmeleri, gerekçeleri ile aşağıda açıklanmaktadır. Tüm kararlar oybirliği ile alınmıştır.

    ***

    Birincilik Ödülü

    AĞ / Gökhan Kıyıcı

    Metropol insanının derin algı ve deneyimlerini yoğunlaştırarak aktarması; metropolde birbiriyle çarpışan dürtü ve uyaranlara yetişmeye çalışan insanın duygu ve tepkilerini, bu algı ve deneyimle birlikte yoğurması değerli bulunmuştur. Ansiklopedi referansıyla çektiği başlıkları hem gerçek hem metafor olarak mekânsal ilişkilerin nedenlerini anlatmak için kullandığı kurgu ve ilk anda ilişkisiz görünen metaforlar üzerinden kenti bireysel bir varoluş / yok oluş üzerinden sorgulaması, metne geniş bir açı kazandırmıştır. Aynı yoğunluğu, üzerine kapanan / döngüye giren metin kurgusunda da başarıyla kurması; soyut olandan somuta geçerken kullandığı benzetmeler; anlatıdaki çeşitlemelerle yakaladığı müzikalite; dilin ve referanslarının zenginliği dikkate değerdir.

    İkincilik Ödülü

    HÂLÂ AİDİYET HİSSEDİYOR MUYUM? EVET! / Nezire Özgece

    Bölünmüş bir kenti, Lefkoşa’yı kendi yaşam döngüsü içinde farklı biçimlerde yaşayan bir kentlinin, sınır, aidiyet kavramlarını samimi ve incelikli bir duygu durumuyla anlatıya sinmiş biçimde sorgulaması başarılı bulunmuştur. Sürekli sormaktan geri durmayan, çocuksu bir inatla ortaya çıkan, tadında bir tekrar, yapay bir bölünmüşlük durumuna verilen güçlü duygusal tepki ve duygular arası geçişlerle kurduğu özgün anlatı değerli bulunmuştur. Kentsel ve mimari anlatı için güçlü olan kapı, sınır, duvar gibi kavramları hem metafor hem fiziksel bir gerçeklik olarak anlatı içinde örmekte, sınırları ve sınırlar içindeki aidiyetini, görünenin ötesinde duyularla çizmektedir. Yabancılaşmayı merkezine almasına rağmen aidiyet için direnmesi ve yabancılaşma sorununu salt birey üzerinden değil, kentleşmenin etkisiyle yitirilen bir kimlik olarak da ele alması dikkate değerdir.

    Üçüncülük Ödülü

    SAYILAR / Özlem Demirkan

    Kadın bir mimarın doğduğu, bildiği kenti, Konya’yı adımlarken sayıklar gibi algı, his, düşünce, anı ve deneyimini lezzetli biçimde birbirine örmesi ve obsesif biçimde, bir mimara hiç de yabancı olmayan sayı ve ölçeklerle oynayan bir zihinle yoğurmasıyla kurduğu anlatı başarılı bulunmuştur. Kentin kolektif kimliğinin kişinin zihninde gerçekleşen bir çatışma olarak, zihni bilinç akışı tekniğiyle kurgulanması, duygusal bir derinlik kazandırmıştır. Yabancılaştığı topluma ironik gözlerle bakan, kabulleniş ve tatlı bir hüzünle yoğrulan, iç sesin dillendirdiği kendisiyle yüzleşmelerini dışa vuran şiirsel bir anlatı ve yumuşak dili dikkate değerdir.

    Mansiyon

    ALPHONSE RUBELLİN VE ONUN İKİ GÖZÜ / Gönenç Kurpınar

    Mimarinin önemli temsil biçimlerinden fotoğrafı, İzmir Kemeraltı kentsel tarihine bakmak üzere olanaklı bir araç olarak seçmesi sayesinde, zamanda geriye ve ileriye yaptığı sıçrayışlarla oluşturduğu kurgu özgün bulunmuştur. Kentin tarih içindeki dönüşümünü, zamanda yaptığı kısa kestirmeler ile bugün yaşanmakta olan “kentsel dönüşüm” yıkım / yapımlarını aynı anda aynı mekânlarda göz önüne sermesi algıyı şaşırtmıştır. Okuyucuya ve geleceğe mektup olarak yorumlanabilecek anlatı, ironik ve yumuşak bir eleştiri diliyle kurgulanmıştır. Mercek ve ayna metaforu, açı ve odağın mekân-zaman algısındaki önemi ve odağı seçme özgürlüğünün her zaman bizde olduğuna yapılan vurgu, verdiği pozitif mesajlarla değerli bulunmuştur.

    Mansiyon

    TUTSAK? / Sunay Paşaoğlu

    Toplumsal ve siyasi düşüncelere bakış açısının tarihin farklı dönemlerinde nasıl kırıldığına, bir kadın tutsağın yaşam döngüsü içinde, Cumhuriyet’in özgürleştirici rolü üzerinden atılan öykülemeci bakış, değerli bulunmuştur. Muğla kenti bağlamında insan örgüsü üzerinden kurulan özgün anlatının, Türk-Rum, mimarsız mimari, tutsak-özgür gibi birbirini tamamlayıcı karşıtlıklarla tanımlanması dikkate değerdir.